Sayfa goruntulenme istatistiklerine bakinca, burasinin hala içimi dokebilecegim yegane alan olmasi ne guzel. Cesitli balkan ve iskandinav ulkelerinden uc bes kisinin kim bilir ne ararken yolu buraya dusmus. Ayni dili konusmadikca sorun yok.
An itibariyla bosandim... Cok tuhaf geliyor. Bu sona cok uzun zamandir hazırdım, bilemezsin. Belki ilk gunden beri. Aradan gecen zaman beni yaniltmadi, aksine toplaya toplaya, saglamasini ala ala geldik bugune. O zaman neden tuhaf, yalniz, terk edilmis ve hala seviyormus gibi hissediyorum? Bu gecici bir duygu, oyle mi?Bir sure sonra kendimi cok rahatlamis hissedecegim demek, pekala. Su anda hic oyle gelmiyor, bir olecekmisim hissi... Gecer diyorsun? Geçer elbet.
Komik olan ne biliyor musun? Aile terapistinin kapisindan girdigimizde karsisinda guluserek bekleyen insanlar gordugunde nasil sasirmisti. Gecen gun cocugumuz icin gittigimiz aile terapisti de bizim kadar olumlu bir çift gormediginden bahsetti. Hatta bugun hakimin bile yuzunde ayni ifadeyi gorduk. Herkes ne kadar uyumlu, iyi anlaşan bir cift oldugumuzdan bahsetti durdu yillarca. Peki biz niye hic mutlu olamadik?
Uzak yerlerden donup geldiginde, bir parcanin asla donmedigini anlamamis miydim, anlamistim elbette. O eksik parcanin yerini hep huzursuzluk, hep kavga, hep kin doldurdu. Sen geri gelmedin, ben biraktigin yerde beklemedim. Bizden arta kalanlarla bu kadar oldu demek ki.
Bu kadar eskiden biten birsey icin simdi agit yakilir mi, ne dersin? Yine de ask mi dersin, aliskanlik mi, tanisiklik mi; sanki amaan, bosver simdi bunlari, gelirken ekmek alsana diyecek gibiyim. Cocuktan once deliler gibi sabahlara kadar izledigimiz dizinin yeni sezonu baslamis, bu aksam baslasak ya kaldigimiz yerden diyecek gibiyim. Ya isyerinde ne oldu biliyor musun diye heyecanla anlatacak gibiyim. Komsunun patavatsizligina sayarken senle gulecek gibiyim. Cocugumuz nerde diye sordugunda az sonra gelir, yoldadir diyecek gibiyim. Giderken boynuna sarilip opecek gibiyim...
Gececek demistin degil mi, gecer tabi.
Yine de yillar, yollar, anilar biriktirince nereye koyacagini sasiriyor insan. Bu aramizdaki ucurum yeter mi dersin, peki, orada saklarim. O dipsiz kuyunun icinden kolay kolay cikamaz artik.
Yine de, butun mutsuzluguma, umutsuzluguma ragmen kal diyecek gibiyim...
23 Eylül 2016 Cuma
27 Ağustos 2016 Cumartesi
Facebook Profil Fotografinda Yaşayan Bekar Adam
Karısının dondure dondure kullandigi 3, bilemedin 5 fotograf vardir. Evlilik yil dönümünde düğün fotoğrafı (koca dahil), çocuğu varsa doğum fotografi (bebe ve koca dahil), yüzündeki kirisiklarin nispeten az olduğu üç beş sene evvelinden bir fotoğraf (koca daha sevgiliyken aşk dolu bakislar dahil). Bahsi gecen kadinin kocasinin facebook profili ise evliligin nasil gittigini cumle aleme duyuran ozettir aslinda. Kadinin kocasina ulastiginizda, facebook profilinde bekar yasayan adamla tanismis olursunuz. Erkekleri profil fotografina gore siniflamak elbette oldukca yuzeysel bir yaklasimdir, bastan atarlanacaklar konunun bilimsel bir arastirma olmadigini unutmasin piliiz.
Karisina sarilmis ya da basbasa fotografini koymus adam: Ya yeni evlidir, ya hesabini karisi yonetiyordur. Ikisi de degilse karisini tebrik ediyoruz, o dogru adami bulmustur.
Çekirdek aile fotografi koymus adam;çocuktan sonra bile dogru adam olmayi surduren eli opulesi adamdir.
Tek basina, sefil bir fotografi olan adam;bekarken de sosyal medyadan pek anlamayan adamdir. Fotograf muhtemelen nekarliktan kalmistir, zararsizdir. Facebooka nadiren, es dost gormeye girer.
Logolu bayrakli profil fotografli adam; sosyal medyayi sadece sosyal mesaj vermek, siyasi partisini desteklemek, tuttugu takimin maclarinin ardindan durum guncellemesi yapmak icin kullanir. Arada ese dosta bakiyorum uc satir, isim olmaz der. Bu isim olmazci adam her aksam facete takilmaya basladiysa bi isi de olmaya baslamis olabilir, dikkat.
Kasinti, gunes gozluklu yalniz takilan adam; facebooktaki en tehlikeli turdur. Profil fotosu yandan bakis atmis, gunes gozluklu, icki sofrasinda kasilan gibi yalnizim diye bagirirken, evli olduğunu sadece etiketlendigi fotograflardan, es dostun 'Cengiz abi, ablama ulasamadim selam soyle, çocuğu da opun.' gibi yorumlarindan anlarsiniz. Iliski durumu bos birakilmistir. Esi sorsa. "Aman sacmalama, ne feysi allaskina?" diye atarlanirken butun gecesini ayni mecrada harcayabilir. Net aleminin en sinsi avlananidir.
Biraz kulturlusu cesitli sayfalarda, gruplarda trendy yorumlar yazip dikkat cekmeye calisirken daha kirolari caat diye kadinlara arkadaslik istegi yollar, ozelden "mrb, nbr?" mesajlari atar, yilmadan usanmadan olumlu cevap alma umidiyle o profil senin bu profil benim gezer.
Ilki yakalansa da enteldir, karisinin kulagina kar suyu kacirmadan calisir. Ikincisinin karisi yakalasa da bisey yapamaz, en fazla bagira cagira sindirilir, sifreler degistirilir, konu kapatilir.
Evet, yuzeysellikte bir gurur abidesi gibi duran facebook adamlari tespitimiz bittigine gore dagilabiliriz. Yine de ben olsam hafiften yoklardim bi arkadas listemi, dunya hali.
Karisina sarilmis ya da basbasa fotografini koymus adam: Ya yeni evlidir, ya hesabini karisi yonetiyordur. Ikisi de degilse karisini tebrik ediyoruz, o dogru adami bulmustur.
Çekirdek aile fotografi koymus adam;çocuktan sonra bile dogru adam olmayi surduren eli opulesi adamdir.
Tek basina, sefil bir fotografi olan adam;bekarken de sosyal medyadan pek anlamayan adamdir. Fotograf muhtemelen nekarliktan kalmistir, zararsizdir. Facebooka nadiren, es dost gormeye girer.
Logolu bayrakli profil fotografli adam; sosyal medyayi sadece sosyal mesaj vermek, siyasi partisini desteklemek, tuttugu takimin maclarinin ardindan durum guncellemesi yapmak icin kullanir. Arada ese dosta bakiyorum uc satir, isim olmaz der. Bu isim olmazci adam her aksam facete takilmaya basladiysa bi isi de olmaya baslamis olabilir, dikkat.
Kasinti, gunes gozluklu yalniz takilan adam; facebooktaki en tehlikeli turdur. Profil fotosu yandan bakis atmis, gunes gozluklu, icki sofrasinda kasilan gibi yalnizim diye bagirirken, evli olduğunu sadece etiketlendigi fotograflardan, es dostun 'Cengiz abi, ablama ulasamadim selam soyle, çocuğu da opun.' gibi yorumlarindan anlarsiniz. Iliski durumu bos birakilmistir. Esi sorsa. "Aman sacmalama, ne feysi allaskina?" diye atarlanirken butun gecesini ayni mecrada harcayabilir. Net aleminin en sinsi avlananidir.
Biraz kulturlusu cesitli sayfalarda, gruplarda trendy yorumlar yazip dikkat cekmeye calisirken daha kirolari caat diye kadinlara arkadaslik istegi yollar, ozelden "mrb, nbr?" mesajlari atar, yilmadan usanmadan olumlu cevap alma umidiyle o profil senin bu profil benim gezer.
Ilki yakalansa da enteldir, karisinin kulagina kar suyu kacirmadan calisir. Ikincisinin karisi yakalasa da bisey yapamaz, en fazla bagira cagira sindirilir, sifreler degistirilir, konu kapatilir.
Evet, yuzeysellikte bir gurur abidesi gibi duran facebook adamlari tespitimiz bittigine gore dagilabiliriz. Yine de ben olsam hafiften yoklardim bi arkadas listemi, dunya hali.
30 Temmuz 2016 Cumartesi
Simdi öyle uzak ki geldigim yollar...
Gogsunde, kalbinden cikan kocaman bir yilan dovmesi... Kipkirmizi bir kan acik agzindan asagi dogru akmis, vucudunu sarmis. O ben miyim? "Olu bir yilan gibi yatiyordu aramizda, yorgun, kirli ve umutsiz gecmisim, oysa ben sende butun asklarimi temize cekmistim..." Sana kavusmanin heyecaniyla surekli anlatiyorum, surekli. Gitmek istiyorum seninle, tut elimden, bir an evvel kacip gidelim. Bir turlu anlatamiyorum yine, bir seyler, birileri giriyor, karisiyor hersey birbirine. Ben yine, yine, yuzuncu kez seni buluyor ve kaybediyorum. Senin siirindi yaz gecer, o yilan ben miyim gogsunde coreklenen? Benim siirimi hic bilmedin;bilardo toplari. Yazgimi, hep baskalarinin istakalarinin insafina biraktim. Iyi misin, huzurlu musun?hep dedigin gibi hissediyor musun acimi hala, hala o bag derinlerde bir yerde duruyor mu? Sana soracagim o kadar cok sey var ki, ama cok uzak yollarin iki ayri ucunda duruyoruz hala. Iyi misin? O gogsunde yatan yilan, o agzindan zehri fiskirip karnini dolduran kipkirmizi kaniyla o yilan kim?Ben miyim?Bensem de, degilsem de uzak dur nolur. Ve lutfen, ruyalarima girdiginde bir kez olsun konus benimle artik. Elinden tutup tutup kaybolmaktan yoruldum. Sana bir kez sesimi duyursam rahatlayacagim sanki, o eksik parca oturacak yerine. Gercek hayatta seni ne zaman bulsam kirip dokup, dilini lal edip uzaklastirmama ragmen, ne komik degil mi ruyalarimda sana anlatacagim o kadar cok seyimin olmasi... Seni yine gorsem, yine diyecegim ki, cok uzun yollardan gectik. Cok yanlis, cok izbe, cok uzak... sana artik ne desem o kadar igreti ki. Yine de sana anlatacagim cok sey var;sana soracahim cok sey var. Bir daha geldiginde beni dinle nolur. Ve gogsunde yatan o yilan... o senin degil belki benim kirli gecmisim, sahi o ben miyim?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)